inanmak için...

2014-02-27 02:33:00

    başbakan ile oğlunun ses kayıtlarına inanmak için insanın akli melekelerini yitirmesi gerekir. hele bunlara inanıp bunları yaymak için  çalışanın  vicdani ahlaki değerlerini tümden yitirmiş olması gerekir.     ukrayna gibi mısır gibi olmamız için çabalıyorlar. bunu göremeyecek ne var Allah aşkına! tek kelimeyle türkiyeyi istemiyorlar! osmanlıyı selçukluyu istemedikleri gibi. cemaat bilir bilmez bu güçlerin merdiveni oluyorsa vayy!!!     bir başbakanın oğlunu telefonla arayıp paraları hem de trilyon miktardaki paraları sakla demesi akla mantığa uyar mı. bir ülkenin muhalefeti  başbakanını bu iftira ile tüm dünyaya rezil etmek için çalışır mı! anlamak mümkün değil.    tarihte sıralamaya koysanız Fatih Sultan, kanuni Sultan, Abdülhamit, Atatürk'ten sonra gelmiş  olan Tayyip Erdoğanı harcamaya çalışmak bana göre en büyük zavallılıktır. yazık çık yazık!!! cehennemlerine taş döşemekten ısrarla bıkmadılar bıkmayacaklar!!! Allah bu milletin eli ile nurunu yayacak! zalimler için hainler için cehennem yaşayacak!                                  özcan atar Devamı

TIMSS

2014-02-13 03:02:00

          Gelişmekte olan bir ülke için gelişmeye başladığının bazı doneleri vardır. Bu göstergelerde yukarı doğru ivme yoksa gelişmenin olduğu söylenemez.             Yükselen rezidanslar, yaygınlaşan avm ler satın alınan araba sayısı, tüketim verileri vs. elbette bir gelişmişlik belirtisidir. Ancak okullaşma oranı, eğitim seviyesinin ve kalitesinin yükselmesi, kitap satışlarının artması (ister e-book ister fiziki),  ar-ge yatırımlarının önemsenmesi, patent  başvurularının yükselmesi de gelişmişliğin süreli değil gerçek ve uzun soluklu olacağını gösterir.  Kağıt üzerindeki gelişmeden ziyade, böylesine ayağı yere basan gelişmelere ihtiyacımız var.             TIMSS bir tarama araştırmasıdır. Öğrencilerin Matematik ve Fen alanlarındaki bilgi ve becerilerini ölçen bir tara araştırması. Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu (International Association for the Evaluation of Educational Achievement) IEA’nın bir projesidir(tımss.meb.gov.tr). Bu taramalar 4. Ve 8. Sınıftaki öğrencilerin Matematik ve Fen bilimlerine eğilimlerini ve bu iki konudaki bilgi seviyelerini ölçüyor. Uluslar arası ölçekte yapılan bu çalışma Türkiye açısından da çok ilginç istatistiki veriler  ortaya döküyor.             TIMSS ölçek ortalaması 500 puandır ve Türkiye 8.sınıf öğrencilerde 452 puanla ortalamanın  altındadır malesef.  42 ülkeden öğrencinin ölçüldüğü çalışmaya göre Türkiye ancak 24.sıraya yerleşmiştir. İlk üç sırada Singapur, Güney Kore, Tayvan, Japonya vardır... Devamı

iki buluş

2014-02-08 22:54:00

  İKİ  BULUŞ ve  BİZ       Yaşlı  Asya’nın soğuğunda, ayazında dünyaya diz çöktürmüş  yağız atlı cengaverlerin devri olsaydı yıldızımız parlardı. Ne var ki kağıt bulunup ilim artınca, barut bulunup ok sındırılınca, tekerlek icat edilip atlar bağlanınca öyle kalakaldık yüzyıllarca.        Ordu ,asker güçtü,  Osmanlım ; ama bilgi de güçtü. Nasıl da ıskaladı , niçin ıskaladı Osmanlı. Bilinmez.  Osmanlı gizemlidir; çözülmez. Dünyanın hızla değişmesini sağlayan en büyük icatlardan biri olan matbaa, Osmanlının elinde  Avrupa’dan 275 yıl sonra ancak çalışmaya başlamıştı. Osmanlım toplarla kaleleri  yıkmaya,  adaletiyle dünyaya nizam vermeye çalışırken  matbaaya yan gözüyle şöyle bir baktı fakat  onunla çalışmaya  yanaşmadı. Dedim ya Osmanlı bu,  bilinmez. Yıl 1453 İstanbul alındı yıl 1454 Gutanberg   matbaayı icat etti ve ilk İncil baskısını  yaptı. İlk İncil baskısını yaptı diyorum çünkü Avrupalı  o zamanlarda derin inançlıydı ve elbette İncil her kitaptan önceydi. Şaşırtıcı olan Osmanlıda basılan ilk kitap dini değildir hatta matbaadaki ilk baskıdan 70-80 yıl sonra dini kitap olarak Risale-i Birgivi basılmıştır. Peki matbaadan sonra Avrupada neler oldu? Avrupa kitaba boğuldu. Öyle ki “kitapların sadece başlıklarını okumaya yetişemiyorlardı…” . Bilgi çok hızlı yayıldı. Bilinç yükseldi, merak çoğaldı. Ortaçağ skolastik düşüncesi  yerlere çalındı. Matbaanın  kuruluşundan 50 yıl sonra  40 bin adet kitap basıldı birkaç yüz yıl içinde bu sayı milyon rakamlarına ulaştı. Elbette bu hareketlilik yeni buluşların yeni bul... Devamı

iki önemli çalışma

2014-01-29 21:38:00

             Maalesef ilmi çalışmalar Türkiyede siyasetin gölgesinde kalabiliyor. Cemaat, hizmet ,paralel yapı vs. derken  Türkiye Diyanet Vakfının Türkiye’ye kazandırmış olduğu iki büyük eseri ıskaladık. Bu eserler İslam dünyasında ilk olması bakımından önem taşıyor. Bunlardan biri  “ Hadislerle İslam” eseri diğeri “İslam ansiklopedisi”.                 İki eser de uzun yılların sonucunda ortaya çıkmış eserler. Hem Türkiye’nin hem de İslam aleminin prestijini gösteren  eserler.  Hemen her yazımda Avrupalıların hangi sebepten olursa olsun ilmi çalışmalarının önemli olduğunu  yazıyorum . 1900’lü yıllarda onların ortaya koydukları eserleri biz ancak 80-90 yıl sonra çalışmaya başladık.                   İlk  ansiklopedisini 11. yüzyılda ortaya koyabilmiş olan bir milletin, Fransa’da  basılan beş ciltlik  İslam Ansiklopedisinden   sonra diyanetin muazzam ansiklopedisini  görebilmesi  için 114 yıl beklemesi gerekecekti. Rus bilim insanlarının Türk halklarının edebiyat ve dilleri ile ilgili yazmış oldukları hacimli eserlerinin benzerleri  Türkiye’de yazılmadığı gibi henüz bu eserlerin  Türkçeye çevirisi dahi yapılabilmiş değildir.  Fakat tüm bunlara rağmen son zamanlarda birçok yayın evi harika kitaplar basıyor.  Mesela “Yeni Türkiye Stratejik  Araştırmalar Merkezi” tarafından basılan  37 ciltlik  “Türkler ansiklopedisi” 10 ciltlik “Genel Türk Tarihi” 12 ciltlik “Osmanlı” ansiklopedisi var ki kültür hazinemiz... Devamı

Kara bulutların kapladığı zamanlar

2014-01-13 23:38:00

               Ortada bir mekanizma var o mekanizma kimin elinde olmalıdır? Mücadele bu. İlginç olan bu mekanizmayı en iyi biz idare ederiz iddiaları var. Diyor ki taraflar bu mekanizma bizim elimizde olursa insanlara mutluluk dağıtılır. Her bir zihniyet “en mutlu” edebilecekleri nin iddiasıyla yanıp tutuşuyor.                 Evet ortada bir mekanizma var(devlet). Bireylerin kurumsallaşmış hali  (http://www.guzelhisargazetesi.com/devlet-ve-amac-makale,162.html . ).   Elbette bu çarkı işletmekte her zihniyet kendini layık bulabilir ki bu en doğal haktır.  Ancak Türkiye Cumhuriyetinde bugünkü şartlarda bu mekanizmaya talip olmanın birtakım usulleri var. Demokrasi varsa ve bunun gerektirdiği ölçüler varsa bu ölçüler göz ardı edilerek yapılacak her türlü eylem hangi dünya görüşü olursa olsun “demokrasi  ile yönetileceğim diyen düzenler için”  “darbeci” ve “terörist” bir eylemdir.                 En ideal yöntemlerin neler olduğu tartışması bir yana var olan “demokrasi”  “cumhuriyet” yönteminin  en katı ve vazgeçilmez ilkesi “seçilmek” tir. Seçilebilmek için ister bireysel   ister parti  yoluyla mücadele demokrasinin gereğidir. Elbette bu mücadele  şekillerindeki adaletsiz yapılanmalar bize bu yazıları yazdırtıyor ancak yazımızın içeriği olacak değil olan üzerinden  gidiyor.                    Seçilenler  halkın devl... Devamı