ölümlü insanın hedef sapması

2013-12-27 09:53:00

               Ölümü düşünmeyenin hem dünyası hem ahireti bitmiş demektir. türkiyenin toz duman olduğu şu zamanda ki gezici eylemlerinin farklı aşamalarına çıkış için  girizgah olan bugünkü olaylarda malesef ölümü hiç aklından çıkarmayan cemaat rotayı şaşırdı. halbuki ölüm bilinci aklı ve aklın doğru kullanımını gerektirirdi. ne oldu da hem ölüm bilinci dümura uğradı hem de cemaatin gözü karardı.                cemaat aslı itibariyla iyi niyetliydi ancak çok büyümüş bir cemaatti sadece. siyasetin hele uluslararsı siyasetin dümenine yön verebilecek siyasal akla sahip olmadığından  o kulvarın da manevralarını bilemezdi. sonuç iyilik yapayım derken ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlerin malzemesi olmaktan kurtulamadı. beddualar da malesef çare olmadığı gibi hedefinin nereye gittiği de belirsiz kaldı.                 tüm bu halis niyet saptamalarımın doğru olduğu kanaatine sahip olmakla birlikte ipleri elinden kaçırmış cemaatin ısrarla "bilinçli yapıyoruz " havasında görünmeleri beni son derece ürkütücü sonuçlara götürüyor. beynim götüredursun kalbim vicdanım cemaatin ihlaslı insanlarından dolayı meksur, biçare,muzdarip. Devamı

asıl çökenler

2013-12-20 08:39:00

bugünkü yazısında Ertuğrul ÖZKÖK "samimi" olarak isteklerini korkularını ortaya dökmüş. "hayat tarzı"nın güvencede olmamasından çok endişeli. Erdoğan hükümetinin tarzına dokunacağından korkuyor ama cemaatin de devleti ele geçirmesi ihtimali var elbette onlardan da korkuyor.      samimi olarak denilebilir ki Ertuğrul Bey'in 10 yıldır hayat tarzına karışan da yok ama bizim hayatımızın bırakın tarzını tam manada bir hayatımız bile yok. ertuğrul beyin kazancı yerindedir konumu gereği hayatı güzel geçiyordur aleni devlet yıkma aleni zarar verme gibi eyler yapmıyorsa ki yapmıyor kim ona niçin karışsın. pekala güzel yaşıyordur lakin  hayaline ulaşmış mıdır? kim ulaştı ki.           samimi olarak diyorum ve diyoruz ki asıl çökenler işsiz ya da ne iş yaptığı belli olmayan  üniversite mezunu on binlerce insandır.           samimi olarak diyor/um/uz ki asıl çökenler esnaflardır alın terinin çoğunu rüşvet alıcalar çoğalsın diye devlete akıtanlardır. Devamı

Hurdacıdaki Kitaplar

2013-12-11 08:37:00

                  Türkiye gelişecek ilerleyecekse halkının dizi filmleri çok seyretmesiyle sabah akşam futbol konuşmasıyla  olacak gibi değil. Müzik, film, dizi ve futbol ile çevrelenmiş olan bizler bu döngüden nasıl kurtulacağız. Acun  Bu kısırlıktan bir zahmet kurtulabilirsek Milli Kütüphaneden tonlarca kitabı hurdacılara satmak gafletinden kurtulabiliriz. Hele bu kitapların içinde “değerli eserler” de varsa.                 Bu kitapların satılması hadisesi doğru ise bu ilk değil. Halit Fahri Ozansoy “edebiyatçılar geçiyor” adlı kitabında 20. Yüzyılın ilk dönemlerinde kitapların, nadide eserlerin , Servet-i Fünun ciltlerinin nasıl satıldığını imha edildiğini yana yakıla anlatıyor. Bir ülkede ilim, kitap bu kadar mı anlamını yitirir. Halbuki bir kitap sadece  bir kitap bile bir milletin  dünyadaki değerinin  ve o ülkenin bir medeniyet oluşturma kapasitesinin olduğunu gösteren delil olur. Kutadgu Bilig eseri  de uğruna değer biçilemeyen eserlerdendir ve tevafuken belki de yok olacakken bir sahafta bulunmuş insanlık medeniyetinin daha önemlisi Türk medeniyetinin en değerli  hazinesi olmuştur.                  19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başlarında  Uygur yazma eserlerini bulmak ve ülkesine götürmek için at üstünde eşek sırtında Batılı bilim insanlarının, Rus bilim insanlarının Moğolistanda ,Çin topraklarında  yaptıkları çalışmalar var ve buralardan buldukları sandık sandık eserler şimdi onların kütüphanelerinde saklı duruyor. İyi ki onlar ele geçirmişler şayet bi... Devamı

Devlet ve Amaç

2013-12-07 08:28:00

                Devlet adı verilen büyük mekanizmanın baştan aşağıya sorgulanması dizayn edilmesi  görev alanlarının tam anlamıyla tespit edilip dişililerin düzenli ve akışkan bir şekilde işletilmesinin sağlanması gerekiyor. Tabi bu  temsil yeteneği çok güçlü bir iradenin uzun soluklu  çalışmasıyla ancak üstesinden gelinebilecek bir durum.                  20. yüzyılın başlarında belirlenmiş pek köhneleşmiş kurallar bütününün  tekrar ve acilen  incelenip  belirlenmiş olan çağ problemlerinin bir an önce çözülmesi  gerekiyor. Beyinlerde oluşturulmuş ama kağıt üzerine düşmemiş teoriler  ya da kitaplarda kalmış ama pratiğe geçmemiş bilgiler   anlamlandırılmalı  yararlı hale dönüştürülmelidir.                    Devleti teraziyi tutan bir el olarak düşünmek zorundaysak ki öyledir. Bu terazinin bir kefesinin devamlı  yukarıda kalması da benzersiz bir adaletsizliği gösterir. Toplumlar bu dengeyi kendileri sağlamak zorunda kaldıklarında ortaya çıkacak yangının kaç yıl devam edeceğini tahmin etmek de zor. Suriye’de ve diğer ülkelerde çıkan isyanlar hepimizin gözü önünde. Tabi bunlar bizim için bir tiyatro değil.                   Onca büyük hacimli kitaplar engin düşünceler teoriler tezler vs. hep insanların gündelik küçük sorunlarının çözülmesi amacıyla üretilir. İnsanlar mutluluğun peşindedi... Devamı

dershaneler ve çıkmazlar

2013-11-22 10:04:00

                 Dershanelerin 2013-2014 ylılına kadar kapatılacağı planı daha 2009 yılında açıkça belirtilmişken 2013 yılına gelindiğinde niçin bunca kıyamet kopartılıyor?                 İlk kurulduğunda üniversiteler ile liseler arasında köprü oluşturmuştudershaneler. Ancak bu köprüyü kullanan öğrencilerin maddi durumu iyiydi. Yani bu köprüden geçenler dershaneye parayı basabilenlerdi.                 Hatırlıyorum da bizden önce sınavlara giren öğrenciler hiç dershanelere gitmemişlerdi. Üniversite sınavları o zamanlarda da vardı ve zordu. Milli eğitimde ve üniversite sınav soru  şekillerinde  deneme yanılma yöntemleri her yıl yapılmaya başlanınca,öğrenciler ve veliler dershanelere akın ettiler öyle ki zengin fakir demeden her veli çocuğunu dershanelere göndermeye mecbur kaldı. Dershaneler eğitim veren yerler olmadığından  her  kaydolan öğrencinin parası alındı ancak her öğrencinin akibeti aynı olmadı olamazdı da. Onca paranın dershanelere akıtılmasındaki milli israf bir yana ailelerin çektiği maddi külfet ve bu külfetin sorumlusu olarak kendini gören öğrencilerin ruhlarındaki çöküntü ülkenin en büyük sorunu haline geldi.                 Plansız programsız başıboş hükümetlerin sebep olduğu bu sorunlar on yıllar geçmesine rağmen çözülemiyor. Kangren olmuş eğitim sisteminde ciddi operasyona ihtiyaç duyuluyor. Dershaneler bu sorunlardan sadece biri ancak dershaneler bir sebep değil sonuç. Hasta iyileştirilecekse önce h... Devamı